İğneli epilasyon, lazer epilasyon, ağda, tüy dökücü kremler ya da jilet gibi yöntemlerin sakıncaları var mıdır? Hamilelikte hormon değişimleri karın ve meme başı etrafında tüylenmeye ve diğer istenmeyen tüylerde artışa neden olabilir. Hamilelik nedeniyle karın ya da meme başında oluşan tüyleri cımbız ya da jilet ile almazsanız, bunlar genellikle doğum sonrasında kendiliğinden dökülür. Diğer tüyler için uygulanan yöntemlerin ise çeşitli sakıncaları olabilmekte ya da bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir.
Zamanımızda tıbbın ve kullanılan yöntemlerin gelişmesine paralel olarak, doğum sırasında meydana gelen zedelenmelere bağlı eğrilikler artık çok fazla görülmemektedir. Bazı zor doğumlarda ve bazen yanlış doğum yardımı ile ortaya çıkabilecek eğrilikleri ise erkenden fark etmek ve ona göre tedbir alıp tedaviye başlamak deformasyonun en aza indirgenmesi bakımından önemlidir.
Hamilelik normal şartlarda, seyahati ve özgürlüğü kısıtlayan bir süreç değildir çünkü hamilelerde seyahate çıkarlar. Ayrıca tatil ve seyahat hamilelikte bir ruhsal terapi etkisi yaratıyor. Ufak tedbirler alındıkça ve bazı minik kurallara uyuldukça hiç bir sakınca yok.
İshal sulu dışkı yapmak demektir ve genellikle kendini günde üç kereden fazla dışkılama olarak gösterir. Bu süreçte kramplar yaşanabileceği gibi tamamen sancısızda olabilir. Dışkının kokusu, kıvamı ve rengi değişime uğrar ve bazen mide bulantısı da görülür.
Gebelikte görülen ishallerin bazıları çok aşırı süt tüketilmesi ve çok aşırı sıvı gıda tüketilmesi gibi etkenlere bağlı olabilirken, bir kısmıda besin zehirlenmeleri sonucu ortaya çıkar. Yani bağırsak enfeksiyonları oluşur. Bu tür zehirlenmeler bilhassa yaz aylarında görülür. Bununla beraber, özellikle uzun süren ishallerde parazit ve bakterilere bağlı oluşan kolera, tifo, dizanteri gibi enfeksiyonlar da görülebilmektedir.
Gebelik ve Gebelikte Risk Faktörleri
Gebelik döllenme olayı ile başlar. Döllenme kadının yumurtalarından atılan yumurta hücresinin (ovum) erkek tohumu hücresi (sperm) ile birleşmesi ile oluşur. Daha sonra rahime (uterus) yerleşir ve burada gelişmeye devam eder. Normal gebelik 40 haftadır. Anne karnında bebek (fetus), eş (plesenta) aracılığı ile beslenir.
Jinekoloğunuzu Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Jinekoloğunuz sağlığınız ile ilgili en önemli ortağınızdır. Günümüzde jinekologların misyonu sadece kadının üreme sistemi ve cinsel sağlığını kontrol etmek ve olası problemleri gidermekle sınırlı değildir. Temel görevleri bu olmakla birlikte jinekoloğunuz sizin diğer sistemlerinizi ilgilendiren olası poblemlerinizi saptayan ve gerekli yönlendirmeleri yapan genel sağlığınızdan birinci derecede sorumlu sağlık profesyonelidir. Bu nedenle modern bir jinekolog kendi uzmanlık alanı dışıda kalan konularından uzak kalmamak, genel tıp alanındaki gelişmeleri de yakından takip etmek zorundadır.
Sağlığınız konusunda bu kadar büyük bir öneme sahip, ve çoğu zaman annenizle, babanızla hatta eşinizle bile paylaşamadığınız sırlarınıza ortak olan jinekoloğunuzu seçerken özen göstermelisiniz.
Gebe olduğunuz tanısı koyulduğundan itibaren sizin ve doğacak bebeğinizin sağlığı için
gebelik takibi gerekmektedir. Bu takipler sırasında; gebeliğinizin sağlıklı bir şekilde seyredip seyretmediğini öğrenmek, gebelikte ortaya çıkabilecek istenmeyen bazı durumları anlamak
ve doğacak bebekte anne karnında ortaya çıkabilen hastalıklara tanı koyabilmek amacıyla
bazı testler yapılacaktır.
Aynı zamanda bütün bu incelemeler gebeliğin devam edip etmemesine ve daha sonra da
doğum şekline karar vermeye yardımcı olur.
Normal bir gebelik takibi
İlk muayene 6-8. hafta :
Öncelikle kanda yapılan β-HCG veya idrarda yapılan gebelik testlerinin pozitif çıkması ile
gebelik tanısı koyulur. İlk gebelik muayenesinde anne adayları adeta bir check-up’tan geçirilirler.
Şu testler uygulanır ;
Gebelikte Cinsel Yaşam
Gebelik, kadın hayatını kökten etkileyen bir süreçtir. Bu süreçte fiziksel değişikliklerin
yanında pek çok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar.
Hayatın her döneminde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam, çoğunlukla
gebelikten olumsuz şekilde etkilenir. Bilhassa ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında
bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir.
Cinsellik ve cinsel istek insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün
amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir.
Gebeliğin oluşumu ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk
gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü etkinin bebeğe zarar vereceği düşüncesi
anne adayının cinsel isteklerini azaltabilir. Oysa normal seyreden bir gebelikte cinsel
ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur.
Pelvik kaslarındaki zayıflıklar idrar tutmada güçlüğüne yol açıyor. Bunun nedeni ise normal doğumlar. Pelvik kaslardaki gevşemeler sonucu mesane sarkması, rektum sarkması ve idrar tutamama görülebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alper Mumcu “Gebelik esnasında Kegel egzersizleri ile pelvik kasları güçlendirmek ileride idrar problemi yaşanma olasılığını azaltabiliyor.” dedi.
Pelvik kasları güçlendirmek için
Böbreklerden süzülen idrarın dışarı atılıncaya kadar biriktirildiği organ olan mesane ve idrarı mesaneden dış dünyaya taşıyan ürethra, pelvis boşluğu içinde bulunuyor. İdrar yapmada görev alan bu organlar pelvis boşluğunu alttan destekleyen kas grupları tarafından yerinde tutuluyor. Bu kas tabakalarındaki gevşeme ve zayıflıklar idrar tutma
Amniyosentez: Bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınması
Bebeğiniz tüm hamileliğiniz süresince amniyon kesesi adı verilen bir kese içinde gelişimini sürdürür. Bu kesenin içi amniyon sıvısı adı verilen bir sıvı ile doludur. Amniyon sıvısı statik bir sıvı olmayıp sürekli emilim ve yapım halinde bulunur. Sıvının ana kaynağı bebeğin akciğerleri ve boşaltım sistemidir. Bu sıvı aynı zamanda bebekten dökülen hücreleri de içerir. Bu hücreler bebeğinizin tüm hücreleri ile aynı genetik yapıya sahip olduklarından incelenmeleri bebeğinizin genetik durumu hakkında bilgi verir.
Amniyosentez bebeğinizin içinde yüzdüğü amniyon sıvısından ince bir iğne yardımıyla